Kadınlar anlatıyor: Toplu taşımada cinsel şiddet


Daha köşelere geçmeye çalışıyorum kendimi koruma amaçlı olarak. Bakıyorum içinde kaç kişi var, ne var. Çantamı tutmaya çalışıyorum. Daha kadın yoğunluklu bir yere binmeye çalışıyorum. İster istemez kendimce önlemler alıyorum. Yolda, metroda, otobüste taciz utancı bitmiyor. 17 yaşındaki bir genç kız
Üsküdar vapurunda tacize uğradı. Belediye otobüsünde bu sabah,
yaşlı iki kadın tacize uğradı. Metrobüse binen genç kadın tacize uğradı. Bir an böyle çantamı kaldırarak baktım. Ve bir anda onun zaten
fermuarının açık olduğunu gördüm. Ve sonra çığlık attım zaten. Şerefsiz. Üzerime boşalan bu şerefsiz. Sen kendini ne sanıyorsun? Bir saattir seni tutmaya çalışıyorum. Diyorum ki metrobüs kalabalık diyedir. Dönüyorum fermuarını açmışsın
üstüme boşalmışsın şerefsiz. Sakin falan olmayacağım. Bu çocukları çekin. Çocukların psikolojisi bozulmasın en azından ama böyle şerefsizler rahat rahat metrobüslerde hiçbir kadını taciz edemeyecekler. Ben susmayacağım, sen utanacaksın. Sen utanacaksın. Bu adam bana direkt iftiracı diye bağırmaya başladı ama o esnada fermuarını kapatıyor ve ıslak pantolonu var yani. Metrobüsteki başka bir adam şey dedi “İftira falan atmıyor kız, bir saattir bakıyorum yapma diye,
yapmaya devam ediyorsun” dedi. Yani biri bunu yapmış, diğeri de bunu izlemiş. Hani o an zaten dehşete kapıldım ve şöyle bir his geldi bana “Ben bunu ispatlamalıyım.” Çünkü adam bana iftiracı diyor. Direkt zaten telefonumu çıkardım adamı videoya almaya başladım sonrasında. Videonun etkili olmasının sebebi onu izleyen bir sürü kadının
aslında videoda kendisini bulmasıydı. Hani sonrasında da bir sürü yerde yazıldı “Ben de aslında böyle bir tacize uğramıştım.” Ses çıkaran çıkarmayan herkes
konuyla alakalı birşeyler yazdı. Buna karar vermek de öncelikle öyle kolay değil yani. Hepimiz sürekli metrobüse biniyoruz. Kalabalıkta kalıyoruz. Sürekli toplumun sana yüklemiş
olduğu bir suçluluk psikolojisi var. Sürekli şöyle düşünüyorsun: “Aman ben birinin günahını almayayım.” “Acaba bana mı öyle geliyor?” Hep bu düşünceler zaten
bizi bitiren taraf olmuş oluyor yani. Çantayı aramıza mesafe olarak koydum. O esnada da uyardım böyle. Söylendim falan. Biraz çekilin falan diye. Bir süre daha geçtikten sonra artık iyice taciz ettiğini düşünmeye başladım ve bir an gözümü kapattım. Uyuma numarası yapar gibi yaptım ama bu öyle uzun bir süre değil yani. Hani 5 saniye 10 saniye belki en fazla. Bunu yaptım ve yaptıktan sonra
bir an böyle çantamı kaldırarak baktım. Ve bir anda zaten fermuarının açık olduğunu gördüm. Ve sonra çığlık attım zaten. Ne yaparsanız yapın siz suçlu oluyorsunuz. Zaten adam hastaydı, altına idrar kaçırıyordu, işte sen hasta adamı mı aslında suçladın? İşte temas etti ama temas ettiğini
madem anladın, niye o kadar bekledin? Niye uyuma numarası yaptın? Hani bir bu yandan sana saldırıyorlar. Ya da iftira mı attın? Ben anlasam suç, anlamasam suç. İftira mı attım? İftira mı atmadım? Dolayısıyla buralara zaten hiç girmiyorum. O benim aslında o an neden o kadar
düşündüğümün bir açıklaması. Neden suçluluk psikolojisi hissettiğimin bir açıklaması. Çünkü toplum sürekli kadına “Sen suçlusun”u
yüklemeye devam ediyor her şeyde. İfşanın doğru bir kültür olduğunu düşünüyorum. İnsan sapıksa onu ifşa etmek lazım. Gerçekten sokaktaki komşusu dahi
çocuğu yanından geçirirken dikkat etsin. Polis direkt şunu teklif etti zaten. “Sperm örneği falan da alınacak adamdan, o zaman madem beklemeyelim
sizi aynı araçla götürelim.” “Arka koltukta ortanıza ben otururum.” Hani tacize uğramışsınız, karşınızda bir karşı cins var yine. Ve değil size bir psikolojik olarak yaklaşım, tacizcinizle aynı araca oturtmaya çalışıyor. Bunu en iyisi yapmaya kalkıyor. Ben hani kesinlikle o araca binmeyeceğimi söyledim. Ama bunu bilmeyen birisi
o psikolojiyle bu araca binebilirdi. Ve gerçekten çok daha travmatik etkisi artabilirdi. Sonra bir şekilde karakola gittik. Avukatlar geldi. Bu sefer polise kendini anlatma derdi. Gerçekten tacize uğradığını ispatlamaya çalışma derdi ve elimde bir video varken aslında
bunu yapıyoruz bir yandan da. Videoda zaten çok açık bir şekilde görülüyor. Bu kişinin pantolonunda, cinsel organının bulunduğu bölgede, ciddi bir ıslaklık var. Bu ıslaklığa istinaden hem bu kişinin hem de müvekkilimin giysilerinin alınarak adli tıpa gönderilmesini ve bu giysilerden rapor alınmasını, varsa sperm örneğinin raporlanmasını talep ettik. Şüpheli buradaki ıslaklıklığı idrar olarak ifade etmiş. Polis memurları da bu ıslaklığın idrar olabileceğini, kendilerinin idrar ve sperm ayrımını
çok iyi yapabileceklerini dışarıdan bir gözle bakıldığı zaman bu ıslaklığın aslında idrar olduğuna kanaat getirdiklerini
müvekkilime telaffuz ettiler ne yazık ki. Bir yandan kendilerini bilirkişi olarak da atamış oldular ne yazık ki polis memurları. Dört saatin sonunda biz kıyafetlerin adli tıpa gönderilmesine ikna edebildik polis memurlarını ve kıyafetler gönderildi. Açıkcası zaten böyle bir video olmasa ve sosyal medyada yankı bulmasa hiçbir şekilde ben yani kamuoyu oluşturmasaydı eğer sessiz kalsaydım hiçbir şekilde adamın gözaltına dahi alınmayacağını düşünüyordum. Ve şu an bu şekilde aslında adam tutuklanmış oldu ve hala tutukluluğu devam ediyor şu an. Ben susmayacağım, sen utanacaksın. Sen utanacaksın. Refleks olarak kurduğum bir cümleydi. Anladığım kadarıyla birçok şeyi anlattı. Hani o refleksin de sebebi biraz daha birikmişlikle, bir arada gelen birşeydi diye düşünüyorum. Aslında “Biz suçluluk psikolojisi çekmeyelim, artık utanmayalım çünkü taciz eden o.
Ben neden utanayım ki”nin bir ürünüydü diye düşünüyorum. Karşı tarafın utanması gerektiğini
söyleyen bir sürü kadın vardı. Ben de onlardan öğrendiklerimi uyguladım
ve şuna inanıyorum: Şimdi de başka tacize uğrayan kadın benden öğrendiğini uygulamaya devam edecek. Tacize uğrayan bir kadının
“Ya ben zaten uğraşsam da bir şey çıkmayacak” demesi kadar doğal bir şey yok. Bunu çok iyi anlıyorum. Ama bir yandan da bu sürekli yaşadığımız bir şey. Buna karşı bir şey yapmak zorundayız. Buna hakikaten eğer ki ses çıkmazsa, eğer ki hak aranmazsa, bu sefer bunlar daha da artacak çünkü. Bunun alternatifleri geliştirilebilir. Benim aklıma o an video çekmek geldi. Bir başkasının aklına o an
başka bir şey yapmak gelebilir. Ama her türden şunu biliyorum yani adaleti sağlayacak olan şey aslında buradaki kadınların birlikte olması, dayanışma göstermesi,
birbirinin sesini daha da yükseltmesi. Pembe metrobüse binmeyen bir kadın tacize uğradığı zaman “Etek giydin de tacize uğradın”ın yerini “Aaa pembe metrobüse binmedin
o yüzden tacize uğradın” alacak. Hani biz bunlarla mücadele ederken soruna bir yenisini eklemek oluyor aslında bu. Sorun kadınlarda değil. Kadınları kimse bir yere tıkmaya çalışmasın. Taciz edenleri eğer tıkacaksa tıksınlar. Pembe otobüse bineceğim, ben onlardan ayrı gideceğim. Neden? Adam nefsine hakim olamıyor diye, öyle mi? Pembe otobüsten inen birine de
beş dakika sonra bir taciz uygulanabilir. Erkek ve kadın birarada yaşamayı öğrenecekler! Yani ben neden kendi özgürlüğümü kısıtlayayım? Başkasının hastalıklı düşüncesi yüzünden doğru düzgün sokağa çıkamamak
diye bir şey yok yani. Sadece, cezai yaptırımların daha ağır bir şekilde olması bence caydırıcı bir sebep olabilir yani. Caydırabilir. Hukuk sistemi ne yazık ki
bu tarz suçlara engel olmaya yetmiyor. Hukukta cezasızlık, uygulamada cezasızlık söz konusu. Cinsel saldırı, cinsel istismar, taciz,
tecavüz vb. pek çok olayda etkin pişmanlık hükümlerinin
uygulanmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu suçları işleyen kişiler
en yüksek sınırdan ceza almalılar. Bu süreci hep birlikte
çok güzel bir şekilde sonuçlandırabiliriz ve bu sonuç, bundan sonraki olaylara da etki edebilir. Bu yüzden o gün o metrobüste bulunan vatandaşlarımızın dosyaya tanık olmalarını istiyoruz. Aynı zamanda meslektaşlarımızın da
davayı takip etmelerini talep ediyoruz. Suç genelde kişisel bir şeymiş gibi ele alınıyor ve bunun arkasındaki toplumsal koşullar çok fazla sorgulanmıyor. Cinsel taciz dediğimiz şey de cinsiyetçilik, cinsiyetçi düşünce
ve davranışın dışavurumu. Caydırıcı, önleyici ya da toplumu bilgilendirici amaçlı kurumların yapabileceği çok fazla şey var. Bir toplu taşıma aracında
gerçekleşen bir tacizden bahsediyorsak o zaman toplu taşıma personeli, bu insanlar işe alınırlarken nasıl bir toplumsal cinsiyet eğitiminden geçiyorlar? Bu çok önemli. Herhangi bir taciz vakasıyla karşılaşıldığında bu otobüslerde tacize uğrayan kişiyi
doğru yönlendiriyorlar mı? Taciz eden kişiye doğru bir davranış
geliştirebiliyorlar mı? Bunların eğitimleri veriliyor mu bu kişilere? Bunlar çok önemli. Bir oğlan çocuğu durduk yere tacizci olmuyor. Ne oluyor da işte bir bebek, bir oğlan çocuğu işte bir tacizciye, tecavüzcüye
ve bir kadın katiline dönüşebiliyor? Ve bu noktada, bizim kurumlarımız,
toplumsal kurumlar ya da içinde bulunduğumuz toplumsal ilişkiler ağı bu tarz tacizkar davranışları nasıl cesaretlendiriyor. Yani cinsiyetçi düşünce ve davranışla
topyekün bir mücadele olduğunda ancak biz bu tarz vakaların daha azaldığına tanıklık edebiliriz diye düşünüyorum.

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

About Nicklaus Predovic

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *